Subject: Fwd: Universiteler Rektorluk Secimi
From: Berat Albayrak
Date: 20/08/16 04:10
To: Esra



Sent from my iPadAir

Begin forwarded message:

From: Mustafa Ergen <mustafaergen@gmail.com>
Date: August 19, 2016 at 00:28:54 GMT+3
To: Berat Albayrak <beratalbayrak@gmail.com>
Subject: Universiteler Rektorluk Secimi

Berat Merhabalar, 

Guvenli Haberlesme konusunda projeler ilerliyor. Bugun Ankardaydim. 

Donus yolunda da arabada TRT roportajini dinledim. Cok basariliydi. 

Universitelerin rektorluk secimleri konusunda ben nacizane gorus bildirmek isityorum. Tecrube ile sabit. 

Genel olarak buyuk yapisal reformlar zaten konusuluyor ve hepsine katiliyorum, mutevellinin yerellesmesi, YOK konulari gibi. 

Gozden kacan bana gore universite bunyesindeki toksik insanlar ve bunlar yonetici kademesine gelebiliyorlar. Bu toksiklik kisilik bozuluklugu ile bunyeyi zehirliyor ve etrafa mutsuzluk saciyor. 

Toksikler kagıt uzerınde iyi bir özgeçmiş olabilmesine rağmen narsizim, megolamanlik, korkaklik, kindarlik veya kiskanclik gibi kimlik bozukluklarını tasıyabiliyorlar. Bu tip bozukluklar ozel sektorde gizlenebiliniyor ama atilma korkusu olmayan universitelerde gozlemim arsizca ortaya cikabiliyor. 

Ozel sektorde bu toksik kisiliklerin bunyeden atilmasi daha kolay oluyor ama universitelerde maalesef omur boyu sistemi ve kisileri zehirliyorlar.  

Devlet universitelerinde bu kisiliklerin yonetime gelmesi bir nebze secim sistemi ile engellenebiliyor ama vakif universitelerinde tam bir felaket yasaniyor. Hem yonetime geliyorlar hem de universite kucuk oldugu icin verdikleri zarar oldukca buyuk oluyor. 

Genellikle bizim yalap salap sanayicilerimizin kurdugu vakif universiteleri ustabasi ile anlasirim isci umrumda degil mantigiyla rektorleri istedikleri gibi secebiliyor ve hic bir sekilde ogretim uyesi ve ogrencilerin goruslerini umursamiyorlar. Toksik rektorlerde ona gore kendini sinsice pozisyonlayabiliyorlar. Ayni sekilde toksik rektor, toksik rektor yardimcisiyla calisiyor, zincirleme sistem zehirleniyor. 

Benim onerim secim sistemini tersten yapmak, yani istedikleri rektoru degil, istemediklerini isaretlenmesini istemek. Rektor, rektor yardimcisi ve dekanlarda bu secime girmeli. Eger yuzde 75 uzerinde ornegin bir memnuniyetsizlik var ise yonetici olmasi engellenmeli, yuzde 90 ise ornegin universiteden uzaklastirilmali.  

Buna vakif universiteleri kesinlikle ve kesinlikle eklenmeli. Mutevelli heyet baskanının tercihi ögretim uyelerı ve ogrenciler tarafından test edilmeli. 

Su anda bu sistem ders veren hocalar icin yapiliyor, her ders sonu ogrenciler oyluyor, ayni sekilde 360 derece performans sistemi ile yoneticiler icin de yapilmali. 

Geri kalan adaylarda tamamen pragmatik bir sekilde mevcut Cumhurbaskani ve/veya hukumet tarafindan secilmeli. Cunku universitenin basarisindan hukumette sorumlu. Ve mevcut siyasal iktidardan universiteye en cok yarari getiren ve vizyonu dogrultusunda universiteyi uluslararasi siralamalarda yukarilara tasiyani secmek de siyasal sorumlulugu olanlarin olmali. 

4 seneligine secilmesine ragmen ikinci yil bu memnuniyetsizlik testi tekrar yapilmali. Oranlari tutturanlara ayni sekilde yaptirim uygulanmali. 

Su anda dikkatini cekerse butun universiteler genc hocalarin basarilari ile ovunmekte. Zaman icinde verimlilik dusuyor. Bunun icin yoneticiler icin en az 3 yil profesor olma kosulu kaldirilmali, rektor yardimciligi ve dekanlik icinde. Aksi halde yeni gelen nesil her zaman bir onceki neslin dogrultusunda toksiklesmeye aday. 

Ileride docentlik gibi unvanlarda kaldirilmali, bu iste tek unvan butun dunyada doktorluk, bir doktor diger doktora da esittir, onun profesor olmasi bir ust segmentte olmasini degil bu hizla gelisen dunyada bana gore daha altta olmasini gerektirir. En yeniler her zaman daha iyidir. 

Eger tek bir kucuk hamle ile buyuk bir degisiklik ve verimlilik artisi yaratilmak isteniyorsa, sistemden bu sekilde toksik insanlar temizlenmeli. Bunun yaratacagi mutluluk ve motivasyon artisi oldukca kayda deger olacaktir her yonuyle de kendini kapana sıkışmış hisseden çogu kisininde eminim duasını alacaksinizdir. 

Genel olarak universiteler dunya sıralamalarında cok altta, AB'ye 440 milyon Euro veriyoruz 40 milyon Euro alamıyoruz. Sırf kendisi hiç proje almadı diye kimse almasın diyen dekanlar var bu ülkede. Gecen kasımda 5G için AB 110 milyon euro dağıttı, Türkiye'den bir tane bile proje yazılmadı. 

Bütün dünyada üniversiteler eski saklı bahçe anlayışından ayrılıyor ve etrafında ekonomik değer yaratan girişimci müessesler haline gelmeye çalışıyor. Çünkü devletten ödenek aynı  ama üniversite sayısı ve öğrenci sayısı sürekli artıyor. Bir ekonomik değer yaratmak zorundalar. Artık bir startup kurmayana tenure bile vermeyenler var. Ya da patentlerini herkese bedava vererek yeterki bir değer yaratılsın nasılsa bize geri döner diyen var. Bizde ise hale 40 sene öncenin Amerikan Üniversite anlayışı ile kimsenin okumayacağı makale yazılsın yeter diye arsızca savunan insanlar var. Ya da hocanın tuvalette aklına gelen bile benim diye onun elini kolunu bağlayan tipler mevcut. Tek bildikleri bu.

Benim kitabımın bu kısmını resim olarak gönderiyorum.Inline image 1

Selamlar, saygilar, 

Mustafa