Subject: Fwd: EGEMEN BAĞIŞ: "DEFALARCA DAVET ETTİLER O İBLİS BAŞININ ELİNİ HİÇ SIKMADIM"
From: eb@egemenbagis.com
Date: 04/08/16 16:47
To: eb@egemenbagis.com



Egemen BAĞIŞ

İleti başlangıcı:

Kimden: Çağlar Cilara <caglarcilara@gmail.com>
Tarih: 4 Ağustos 2016 15:21:36 GMT+3
Kime: eb@egemenbagis.com
Konu: EGEMEN BAĞIŞ: "DEFALARCA DAVET ETTİLER O İBLİS BAŞININ ELİNİ HİÇ SIKMADIM"

AB eski Bakanı Bağış katıldığı bir televizyon programında, 17-25 Aralık darbe girişiminden önce FETÖ'cü gazeteciler tarafından nasıl tehdit edildiğini anlattı. Bağış ayrıca, teröristbaşı Gülen ile hiç yüz yüze gelmediğini de söyledi.

Gazeteci Çağlar Cilara'nın televizyon programına konuk olan AB eski Bakanı Egemen Bağış, FETÖ'nün faaliyetlerini ABD'de yaşadığı dönemlerde farkettiğini anlattı. Bağış o yıllardaki gözlemlerini şöyle aktardı:

"DEFALARCA DAVET ETTİLER AMA O İBLİS BAŞININ ELİNİ HİÇ SIKMADIM"

"Benim bu paralel ihanet çetesini gözlemlemem siyaset öncesi yıllarıma dayanır. Bildiğiniz gibi ben 17 yıl ABD'de yaşadım. New York'ta Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu'nun başkanlığını yaptım. O dönemler paralel yapı Amerika'ya ilk yapılanma içerisine girdiği zaman ki, Fethullah Gülen denen iblis başının Amerika'ya yerleşmesinden de evveldir. Abdullah Aymaz isimli yöneticilerinin gelip orada ilk örgütlenmeyi yaptığı dönemde bunların toplumun dışında toplumda bir ayrıştırıcı rol üstlendiklerini gözlemledim. O zamandan beri hep böyle bir burada kurulu bir Türk Dernekleri Federasyonu varken, onunla birlikte çalışmak yerine neden ona rakipmiş gibi hava içine girdiler diye kafamın içinde soru işaretleri vardı. Yıllar içerisinde siyasete girerken de onların farklı yaklaşımlarını gördüm. Adam kullanma, insanları istismar etme, insanların mal varlıklarına göz koyma gibi şeylerini hep takip ettim. Mesafeyi tuttum. Tabi sonuçta siyaset yapıyorsunuz, herkesle bir diyalog içerisinde olmanız gerekiyor. Ama 17 yıl Amerika'da yaşadım, siyasete gireli 15 yıl oluyor, yılda ortalama 3-4 kez Amerika'ya giden kişiyim, defalarca davet etmelerine rağmen o iblis başının gidip elini sıkmadım, hiçbir zaman ziyaret etmedim, hiç yüz yüze gelmedim. Kendisi bize mektuplar gönderdi, tebrikler gönderdi, kitaplar gönderdi, buradaki adamları etkinliklerine davet ettiler. Hep mesafe vardı. Özellikle bakan olduktan sonra bürokrasiye yönelik bir sürü eleman teklifinde bulundular. Falan yerde arkadaşımız size çok yararlı olur diye. Ben onlara hep mesafeli durdum. Bakanlıklardaki temizlemelere bakarsanız birçok bakanlıkta binlerce insan görevden alınıyor. AB Bakanlığı ve bağlı kurumlarından toplam 16 kişi şuana kadar görevden alındı. O kişilerin işe alınmasının çoğu benden önceki dönem."

EGEMEN BAĞIŞ'I FETÖ'CÜ GAZETECİLER 17 ARALIK'TAN ÖNCE TEHDİT ETMİŞLER

Bağış, 17 Aralık'tan önce ihanet çetesi tarafından nasıl tehdit edildiğini de anlattı ve şöyle konuştu:

"10 Aralık 2013 gecesi TGRT'de Hadi Özışık'ın programında sizin konuğunuz olduğum gibi onun konuğuydum. Başka gazeteci arkadaşlar da vardı. Gündem, dershaneler konusuydu. Bakanlar Kurulu'nda dönemin Başbakanı fakir aile ile zengin aile arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak için gelin dershaneleri kaldıralım, bir sürü üniversite açtık, bu üniversitelere artık toplumun bütün kesimleri eşit şartlarda girebilsin diye öneri getirmişti bizde memnuniyetle imzalamıştık. O dönem programda bana dershaneler konusunda görüşüm sorulmuştu. Zengin fakir ayrımını ortadan kaldırmaya çalışıyoruz, cemaatte cemaatliğini bilsin, herkes haddini bilmelidir dedim. Ertesi gün üç tane mesaj geldi. Birisi, Zaman Gazetesi'nin Ankara temsilcisi olan Mustafa Ünal'dı. Biraz ağır olmadı mı sayın bakan diye yazmıştı. İkinci mesaj Ekrem Dumanlı'dan geldi. Biz sizi kendimize yakın zannederdik ama olmadığını gördük bundan sonra bizde ona göre davranacağız diye yazdı. Açık tehdit. Üçüncüsü, Abdullah Abdulkadiroğlu, oda sayın bakan Hidayet Karaca abimin yanındayım, onun talebi ile yazıyorum, biz sizi çok vefalı bilirdik ama bize öyle bir had bildirmeye kalktınız ki bizde bundan sonra ona göre tavrımızı belirleyeceğiz, bundan sonra görüşürüz gibilerinden net tehdit mesajı geldi. Kayıtlardan çıkarırım, tarihi de veriyorum. Bu işin ilgili savcıları mutlaka bunları da çıkaracaktır. Ben Kültür TV aracılığıyla da savcılara suç duyurusunda bulunuyorum. Ben tehdit edildim. Paralel ihanet çetesi tarafından."

AB'NİN 15 TEMMUZ İHANETİNE SESSİZ KALMASI

Uzun yıllar AB Bakanı olarak görev yapan Bağış, darbe girişiminin yaşandığı gece yüzlerce batılı dostunu aradığını ancak hiçbirinin Türkiye'nin yanında olmadığını anlattı.

Bağış, "Bunun darbe ve işgal kalkışması olduğunu anlar anlamaz telefonlara sarıldık. Bir yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bir yandan biz, bir yandan diğer arkadaşlarımız. Avrupa'da, Batı'da, Amerika'da tanıdığımız ne kadar siyasetçi varsa onları aradık. Ülkemizde demokrasiye bir tecavüz söz konusu, müdahale edin, demeç verin, açıklama yapın, demokrasiden yana tavır sergileyin dedik. Çünkü, AB'nin de, NATO'nun da, BM'nin de en önemli ortak değeri demokrasidir. Yok demediler ama oyaladılar. Sayın Juncker uçakta, Moğolistan'a gidiyor, iner inmez yapılacak açıklama, ondan onay almadan biz yapamıyoruz, sayın Merkel değerlendiriyor, Obama bilmem nerede, bekliyoruz diye hep bir oyalama içine girdiler. Ne zamana kadar biliyor musun. Bu millet Tayyip Erdoğan'ın çağrısına cevap verip meydanlara doldu, bir anda Obama demokrasi havarisi kesildi, Merkel'in aklına demokrasinin önemi geldi, AB ülkelerinden patır patır açıklama geldi. Beklediler nereye gidiyor bu iş diye. Hep bir dur bakalım moduna girdiler. Bizim başaramadığımızı bu millet başardı, o açıklamaları bu millet onlara yaptırdı. Aradan iki gün geçmedi, daha şehitlerimizin kanı kurumadan, daha şehitlerimizi toprağa vermeden AB'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Komisyon Üyesi, Türkiye idam cezasını geri getirirse AB'ye giremez diye açıklama yaptı. Bu yaranın üzerine tuz basmak gibi bir şey. Biz 250 şehit vermişiz, meclisimiz bombalanmış, Cumhurbaşkanlığı Külliye'si bombalanmış, özel harekat bombalanmış, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde sağlam bir cam kalmamış, adamlar tutmuşlar böyle bir tehditkar mesaj veriyorlar. Bende hemen cevap verdim. Bizimde umurumuzdaydı sanki dedim. Bu milletin önceliği AB değil. Bu milletin önceliği, onuru, haysiyeti, namusu, bayrağı, demokrasisi, istikrarı. Önce bunları koruyalım, sen eğer müttefiksen benim ortağımsan gel bana bir destek ver zor günümde. Ama şu süreç bize birşey gösterdi, bu milletin bu milletten başka dostu yok. Onun için bu millet çok çalışmak zorunda, çocuklarını çok iyi eğitmek zorunda"  diye konuştu.

PROGRAMIN TAMAMININ VİDEOSU:

https://www.youtube.com/watch?v=q48xuATDmWk&feature=youtu.be